top of page

Soru Cevap

Herkese Açık·1302 üye

Aysegul hızarcıoglu
Aysegul hızarcıoglu

Çocuğum ortama göre davranışları var

5 aydr özel eğitim aliyor kreşe değiştirdik çok değişimler oldu evde bizden komut alıyor gel gir koy koy getir isme bakıyor ama dişarı çıkalım bebek arabasına bindiğinde kendini sesiz de almış gibi avm gidelim istediği oyun alanlarına kendisi gidip çıkıyor sesimize bakmıyor suan son dkk burda neler yapabilir. Eylenmeye başlıyor ışıklar kapanmadan avm bizi çıkartmıyor kişiye göre davranişları var babasını herseyı yaptıyor aglurak benle yanlız kasın yemek yerken bile ağlamaz. İstemez Bnm tepkımı biliyor öyle yaklışiyor. Biz bunu nasıl aşabiliriz

584 görüntülenme

Burada anlattığınız tablo çok net bir şeyi gösteriyor:Çocuğunuz yapamıyor değil, ortama ve kişiye göre davranışını ayarlıyor. Bu da aslında önemli bir gelişim göstergesi. Çünkü bu durum bilişsel farkındalığın olduğunu gösterir.

Evde komut alıyor, ismine bakıyor, getir-koy yapıyor.Ama AVM’de, oyun alanında, bebek arabasında dış uyaran yoğunluğu artınca sizi “duymuyor”. Bu çoğu zaman iki sebeptendir:

  1. Ortam çok uyaranlı → dikkat tamamen çevreye kayıyor.

  2. Kurallar kişiye göre değişiyor → sınırlar net değil.

Özellikle “babaya ağlayarak yaptırma” ve “anneyle yalnızken ağlamama” durumu şunu gösterir:Çocuk hangi yetişkinde sınırın esneyebileceğini öğrenmiş.

Bu noktada en kritik şey: Davranış birliği.

Ne yapılmalı?

• Anne, baba, öğretmen aynı cümleyi kullanmalı.• Aynı sınırlar geçerli olmalı.• Aynı davranışa aynı tepki verilmeli.

Örneğin AVM senaryosu:“5 dakika sonra çıkıyoruz.” deniyorsa gerçekten 5 dakika sonra çıkılmalı.Ağlama → karar değişimi olmamalı.Bir gün çıkıp bir gün kalırsanız davranış artar.

Bebek arabasında seslenince bakmıyorsa:Önce göz hizasına inin, temas kurun, kısa net komut verin.Tekrar etmeyin.Yapmazsa fiziksel yönlendirme + kısa net sınır.

Babaya ağlayarak yaptırma konusu:Baba da aynı sınırı koymalı.Ağlama işe yaramazsa davranış söner.Ama bazen işe yarayıp bazen yaramazsa daha da artar.

Özetle:Sorun çocuğun kapasitesi değil, tutarlılık.

Evde bir aile toplantısı yapın ve şunları netleştirin:– Hangi davranışlara asla izin yok?– Ağladığında ne yapacağız?– Dış ortamda çıkış rutini nasıl olacak?– Komut verildiğinde tekrar sınırı ne kadar?

Çocuk için en güvenli şey öngörülebilirliktir.Kurallar kişiye göre değişmezse, davranış da kişiye göre değişmez.

Şu an yapmanız gereken yeni bir yöntem aramak değil, aynı yöntemi herkesin aynı şekilde uygulaması.

Kübra Şahin
Kübra Şahin

Oğlum sarılmak istemiyor

Tam iki yaşında oğlum bebekliğinden beri bu durum devam ediyor. Kendiliğinden gelip sarılmıyor ben sarılınca da müsade etmiyor gitmek istiyor hemen. Daha önceleri dişlerine bakamazdım müsade etmezdim dokunmama ya da gözüne bir şey kaçsa baktırmazdı bile, geçti o durum şükür. Ama sarılmak istemiyor kesinlikle o kadar zor sarılıyorum ki o bana en son ne zaman sarıldı hatırlamıyorum bile. Çocuklara sarılıyor ama yetişkinlere asla istemiyor hele bana. Bu beni aşırı üzüyor.

472 görüntülenme

Bu durum bir anne olarak sizi çok üzmüş, bunu çok iyi anlıyorum. Sarılmak bir ebeveyn için duygusal olarak çok kıymetli. Ama burada duygusal ihtiyacımızla çocuğun gelişimsel ihtiyacını birbirinden ayırmamız gerekiyor.

İki yaş döneminde çocukların bir kısmı fiziksel teması seçici yaşayabilir. Ancak şunlar dikkat çekicidir:

  • Kendiliğinden gelip sarılmaması

  • Sarılmaya izin vermemesi

  • Yetişkin temasını reddetmesi

  • Daha önce ağız, diş, göz temasına da ciddi direnç göstermesi

Bu tablo bize iki alanı düşündürür:

1️⃣ Sosyal iletişim alanıÇocuk sosyal yakınlığı başlatmıyorsa, teması sürdürmüyorsa, özellikle anneye karşı kaçınma varsa sosyal-duygusal gelişim mutlaka değerlendirilmelidir.

2️⃣ Duyusal işlemleme alanıBazı çocuklar dokunsal hassasiyet nedeniyle sarılmayı “rahatsız edici” algılayabilir. Bu durumda temas sevgisizlik değil, duyusal zorlanmadır.

Bu tek başına “kesin otizm” demek değildir.Ama erken dönemde sosyal temasın sınırlı olması, özellikle anneyle karşılıklı duygusal alışverişin zayıf olması, otizm belirtilerinden biri olabilir.

Bu yüzden:

✔️ Bir çocuk psikiyatristi değerlendirmesi✔️ Özel eğitim uzmanı tarafından gelişimsel değerlendirme✔️ Duyusal profil değerlendirmesi

yaptırmanız çok sağlıklı olur.

Erken dönemde destek başlamak çok önemlidir. Eğer sosyal alanda eksik varsa oyun temelli sosyal etkileşim çalışmaları çok etkili olur. Eğer duyusal hassasiyet varsa duyusal bütünleme yaklaşımı ile temas toleransı artabilir.

En önemli şey şu:Bunu kişisel algılamayın. “Beni sevmiyor” değil.Eğer gelişimsel bir zorlanma varsa çocuk teması düzenleyemiyor olabilir.

Ne kadar erken değerlendirilirse o kadar hızlı yol alınır.

Bir anne olarak üzülmeniz çok doğal ama şu an yapabileceğiniz en doğru şey süreci objektif değerlendirmeye açmak olacaktır.

lenovo S568
lenovo S568

5-6 yaşında 18-24 aylık gelişim gösteren ve masada 40 dk oturan öğrencim ile hangi karşılıklı eğlenceli oyun becerilerini çalışabilirim.


490 görüntülenme

çocuk hangi karşılıklı eğlenceli oyunlardan hoşlanıyorsa ona göre planlamalısınız. mutlaka sevdiği bir materyal vardır arabalar, su duyusal oyunlar vs

Mrhblar silik otizm tanılı oğlum iki senedir özel eğitim ve ergo alıyoruz ama biseyler eksik konuşurken ezber konuşuyor ne yapmalıyız


493 görüntülenme

bu durumu değerlendirmeden anlamam çok zor. Yürütücü işlev becerilerinde eksikler olabilir.

bottom of page