top of page

Soru Cevap

Herkese Açık·1183 üye

Emre Algan
Emre Algan

Merhaba kizim rett sendromlu

5.5 yasindayiz stereotipik hareketi var surekli eli agzinda.elini agzina goturmesin diye yaka takiyorum bu seferde surekli yakayi isiriyor.bu durumu nasil yok edebiliriz.bazen cok hirslaniyor bazen cok nadir yapiyor ama genelde el agizda..

149 görüntülenme

Ellerini meşgul edecek bir uğraş bulunmalı ve iyi bir duyu değerlendirmesi aldırmak ve desteklemek gerekir.

Öfke krizi

Çocuk örnegin akademik beceri calisirken makasla kagidi kesmek istemiyor. Öfkeleniyor, masadan kalkmak istiyor hocasi hayir bunu tmamlicaz diyor sonra kalkicaksin diyor. Cocuk ofke patlamasi yasiyor ve kendine vurmaya basliyor. Hocasi ellerini tutuyor vurmasin diye cocuk daha cok hareket haline sinirlenerek geciyor. Doz giderek artiyor ve ogretmene vurmaya. Kendini cizmeye gidiyor. Bunu onlemek icin ne yapilabilir. Cocuk sinirli iken elini tutmak daha cok ofkelenmesine sebep olmaz mi? Konusmada teklu kendini daha tam ifade edemiyor. Duygusunu sinirlendim olarak anlamlandiramiyor ifade edici dilde anlatamiyor. Bu durumda ne yapilmali. Ogretmen tamam o anda cocugu serbest birakip durumu pekistirmemeli ayni durumu farkli seylerde kullanmasin diye ama ellerini sıkı sıkı tutmakda cocugu ofkesini daha cok arttiriyor. Bu durumda ne yapilmali

386 görüntülenme

Öncelikle şunu sorgularım:Makasla kesme becerisi şu anda çocuk için gerçekten öncelikli ve vazgeçilmez bir hedef mi? Eğer ince motor ve iki el koordinasyonu açısından önemliyse elbette çalışılabilir. Ancak çocuk her denemede yoğun öfke patlaması yaşıyorsa burada yöntem ve süreç yeniden değerlendirilmelidir. Bir beceri öğretimi, çocuğun kendine zarar verme davranışına kadar gidiyorsa alarm veriyordur.

Çocuk sinirliyken ellerini sıkı sıkı tutmak çoğu zaman regülasyonu artırmaz, tam tersine fizyolojik uyarılmışlığı yükseltir. Özellikle ifade edici dili sınırlı, “sinirlendim” diyemeyen bir çocuk için fiziksel kısıtlama tehdit olarak algılanabilir. Bu durumda sempatik sistem daha da aktive olur ve davranış dozu artar. Öğretmene vurma ya da kendini çizme davranışı genellikle “kaçış” ve “kontrolü geri alma” girişimidir.

Peki ne yapılmalı?

  1. Kriz anı öğretim zamanı değildir. Çocuk regüle değilken akademik ısrar doğru değildir. Önce sinir sistemi sakinleşmeli.

  2. Önleyici düzenleme yapılmalı. Çocuk makas etkinliğinde zorlanıyorsa:

  • Süre çok uzun olabilir.

  • Beklenti düzeyi gelişim seviyesinin üstünde olabilir.

  • Makas tutuşu fiziksel olarak zorlayıcı olabilir.

  • Duyusal hassasiyet (ses, dokunsal uyaran) tetikleyici olabilir.

  1. Beceri doğrudan masa başında kâğıt keserek değil, oyun içinde öğretilebilir. Örneğin:

  • “Berbercilik” oyunu (şişeye yapıştırılmış saçları kesme)

  • Oyun hamuru kesme

  • Pipet kesme

  • Şerit halinde kalın karton kesmeBu tür çalışmalar tehdit algısını azaltır ve kaçış davranışını düşürür.

  1. Alternatif iletişim mutlaka öğretilmeli. Çocuk “istemiyorum”, “zor”, “yardım et”, “ara ver” gibi ifadeleri sözel ya da görsel kartla kullanmayı öğrenmelidir. Kaçış davranışı yerine işlevsel iletişim konmalıdır.

  2. Kademeli maruz bırakma uygulanmalı.İlk gün sadece makası tutmak,ikinci gün tek bir kesik atmak,sonra iki kesik…Başarısızlık değil mikro başarı hedeflenmeli.

  3. “Önce – sonra” yapısı net olmalı.“Bir kesik atıyoruz, sonra kalkıyoruz.”Ve gerçekten söz tutulmalı. Güven inşa edilmeden ısrar etmek krizi artırır.

  4. Kendine zarar davranışı varsa güvenlik önceliklidir ama fiziksel tutma son çare olmalıdır. Eğer tutmak gerekiyorsa bu sakin, kısa ve minimum düzeyde olmalı; mücadeleye girilmemelidir.

Burada temel ilke şudur:Bir çocuk bir beceriyi reddediyorsa çoğu zaman “yapmak istemiyor” değil, “şu an yapamıyorum ya da baş edemiyorum” demektedir.

Bizim görevimiz davranışı bastırmak değil, çocuğun baş etme kapasitesini artırmaktır.

Eğer her makas etkinliği krizle bitiyorsa problem çocukta değil, öğretim planındadır. Süreci yeniden yapılandırmak gerekir.

Selçuk BayramÖzel Eğitim Öğretmeni

Nazlı Kınık
Nazlı Kınık

Mrb oğlum 1.sınıfa gidiyor ve hırçın bir çocuk istediği olmayınca arkadaşına abisine kaba davranıyor okulda çok şikayet

Arkadaşlarına vuruyor bu konuda çok şikayet aldın psikatyriye götürdüm dehb tanısı kondu ilaç başlandı fakat özel eğitime gerek görmedi doktor şuan ram a gidip diğer testleri de yaptırmak istiyorum ilaç ın faydası oldu fakat okulda özel eğitime ihtiyacı varmı bu konuda ram dan destek almak istiyorum seviyesi nedir gelişimsel bi bozukluk mevcut mu dıe gidince ram yardımci olurmu

346 görüntülenme

Bu durumda RAM’a başvurmanız çok yerinde olur.

DEHB tanısı almış ve okulda akranlara vurma gibi davranışlar sürüyorsa, yalnızca ilaç takibi yeterli olmayabilir. RAM’da yapılacak gelişimsel ve psikoeğitsel değerlendirmeler; çocuğun dikkat, dürtü kontrolü, sosyal beceri, akademik hazırbulunuşluk ve duygusal düzenleme alanlarında düzeyini daha net ortaya koyar.

Doktor özel eğitime gerek görmemiş olabilir; ancak RAM değerlendirmesi okul temelli destek ihtiyacını belirlemek açısından farklı bir süreçtir.

  • Özel eğitim desteği,

  • Rehberlik desteği,

  • Davranış müdahale planı,

  • Sosyal beceri çalışmalarıgibi öneriler çıkabilir.

RAM gelişimsel bir bozukluk olup olmadığını, varsa düzeyini ve eğitimsel ihtiyacı belirleme konusunda yardımcı olur.

Kısacası: Evet, RAM’a gitmeniz doğru bir adım olur. İlaç fayda sağlamış olsa bile eğitimsel destek gereksinimi ayrıca değerlendirilmelidir.

Aysegul hızarcıoglu
Aysegul hızarcıoglu

Çocuğum ortama göre davranışları var

5 aydr özel eğitim aliyor kreşe değiştirdik çok değişimler oldu evde bizden komut alıyor gel gir koy koy getir isme bakıyor ama dişarı çıkalım bebek arabasına bindiğinde kendini sesiz de almış gibi avm gidelim istediği oyun alanlarına kendisi gidip çıkıyor sesimize bakmıyor suan son dkk burda neler yapabilir. Eylenmeye başlıyor ışıklar kapanmadan avm bizi çıkartmıyor kişiye göre davranişları var babasını herseyı yaptıyor aglurak benle yanlız kasın yemek yerken bile ağlamaz. İstemez Bnm tepkımı biliyor öyle yaklışiyor. Biz bunu nasıl aşabiliriz

542 görüntülenme

Burada anlattığınız tablo çok net bir şeyi gösteriyor:Çocuğunuz yapamıyor değil, ortama ve kişiye göre davranışını ayarlıyor. Bu da aslında önemli bir gelişim göstergesi. Çünkü bu durum bilişsel farkındalığın olduğunu gösterir.

Evde komut alıyor, ismine bakıyor, getir-koy yapıyor.Ama AVM’de, oyun alanında, bebek arabasında dış uyaran yoğunluğu artınca sizi “duymuyor”. Bu çoğu zaman iki sebeptendir:

  1. Ortam çok uyaranlı → dikkat tamamen çevreye kayıyor.

  2. Kurallar kişiye göre değişiyor → sınırlar net değil.

Özellikle “babaya ağlayarak yaptırma” ve “anneyle yalnızken ağlamama” durumu şunu gösterir:Çocuk hangi yetişkinde sınırın esneyebileceğini öğrenmiş.

Bu noktada en kritik şey: Davranış birliği.

Ne yapılmalı?

• Anne, baba, öğretmen aynı cümleyi kullanmalı.• Aynı sınırlar geçerli olmalı.• Aynı davranışa aynı tepki verilmeli.

Örneğin AVM senaryosu:“5 dakika sonra çıkıyoruz.” deniyorsa gerçekten 5 dakika sonra çıkılmalı.Ağlama → karar değişimi olmamalı.Bir gün çıkıp bir gün kalırsanız davranış artar.

Bebek arabasında seslenince bakmıyorsa:Önce göz hizasına inin, temas kurun, kısa net komut verin.Tekrar etmeyin.Yapmazsa fiziksel yönlendirme + kısa net sınır.

Babaya ağlayarak yaptırma konusu:Baba da aynı sınırı koymalı.Ağlama işe yaramazsa davranış söner.Ama bazen işe yarayıp bazen yaramazsa daha da artar.

Özetle:Sorun çocuğun kapasitesi değil, tutarlılık.

Evde bir aile toplantısı yapın ve şunları netleştirin:– Hangi davranışlara asla izin yok?– Ağladığında ne yapacağız?– Dış ortamda çıkış rutini nasıl olacak?– Komut verildiğinde tekrar sınırı ne kadar?

Çocuk için en güvenli şey öngörülebilirliktir.Kurallar kişiye göre değişmezse, davranış da kişiye göre değişmez.

Şu an yapmanız gereken yeni bir yöntem aramak değil, aynı yöntemi herkesin aynı şekilde uygulaması.

bottom of page