top of page

Soru Cevap

Herkese Açık·1183 üye

Öfke krizi

Çocuk örnegin akademik beceri calisirken makasla kagidi kesmek istemiyor. Öfkeleniyor, masadan kalkmak istiyor hocasi hayir bunu tmamlicaz diyor sonra kalkicaksin diyor. Cocuk ofke patlamasi yasiyor ve kendine vurmaya basliyor. Hocasi ellerini tutuyor vurmasin diye cocuk daha cok hareket haline sinirlenerek geciyor. Doz giderek artiyor ve ogretmene vurmaya. Kendini cizmeye gidiyor. Bunu onlemek icin ne yapilabilir. Cocuk sinirli iken elini tutmak daha cok ofkelenmesine sebep olmaz mi? Konusmada teklu kendini daha tam ifade edemiyor. Duygusunu sinirlendim olarak anlamlandiramiyor ifade edici dilde anlatamiyor. Bu durumda ne yapilmali. Ogretmen tamam o anda cocugu serbest birakip durumu pekistirmemeli ayni durumu farkli seylerde kullanmasin diye ama ellerini sıkı sıkı tutmakda cocugu ofkesini daha cok arttiriyor. Bu durumda ne yapilmali

386 görüntülenme

Öncelikle şunu sorgularım:Makasla kesme becerisi şu anda çocuk için gerçekten öncelikli ve vazgeçilmez bir hedef mi? Eğer ince motor ve iki el koordinasyonu açısından önemliyse elbette çalışılabilir. Ancak çocuk her denemede yoğun öfke patlaması yaşıyorsa burada yöntem ve süreç yeniden değerlendirilmelidir. Bir beceri öğretimi, çocuğun kendine zarar verme davranışına kadar gidiyorsa alarm veriyordur.

Çocuk sinirliyken ellerini sıkı sıkı tutmak çoğu zaman regülasyonu artırmaz, tam tersine fizyolojik uyarılmışlığı yükseltir. Özellikle ifade edici dili sınırlı, “sinirlendim” diyemeyen bir çocuk için fiziksel kısıtlama tehdit olarak algılanabilir. Bu durumda sempatik sistem daha da aktive olur ve davranış dozu artar. Öğretmene vurma ya da kendini çizme davranışı genellikle “kaçış” ve “kontrolü geri alma” girişimidir.

Peki ne yapılmalı?

  1. Kriz anı öğretim zamanı değildir. Çocuk regüle değilken akademik ısrar doğru değildir. Önce sinir sistemi sakinleşmeli.

  2. Önleyici düzenleme yapılmalı. Çocuk makas etkinliğinde zorlanıyorsa:

  • Süre çok uzun olabilir.

  • Beklenti düzeyi gelişim seviyesinin üstünde olabilir.

  • Makas tutuşu fiziksel olarak zorlayıcı olabilir.

  • Duyusal hassasiyet (ses, dokunsal uyaran) tetikleyici olabilir.

  1. Beceri doğrudan masa başında kâğıt keserek değil, oyun içinde öğretilebilir. Örneğin:

  • “Berbercilik” oyunu (şişeye yapıştırılmış saçları kesme)

  • Oyun hamuru kesme

  • Pipet kesme

  • Şerit halinde kalın karton kesmeBu tür çalışmalar tehdit algısını azaltır ve kaçış davranışını düşürür.

  1. Alternatif iletişim mutlaka öğretilmeli. Çocuk “istemiyorum”, “zor”, “yardım et”, “ara ver” gibi ifadeleri sözel ya da görsel kartla kullanmayı öğrenmelidir. Kaçış davranışı yerine işlevsel iletişim konmalıdır.

  2. Kademeli maruz bırakma uygulanmalı.İlk gün sadece makası tutmak,ikinci gün tek bir kesik atmak,sonra iki kesik…Başarısızlık değil mikro başarı hedeflenmeli.

  3. “Önce – sonra” yapısı net olmalı.“Bir kesik atıyoruz, sonra kalkıyoruz.”Ve gerçekten söz tutulmalı. Güven inşa edilmeden ısrar etmek krizi artırır.

  4. Kendine zarar davranışı varsa güvenlik önceliklidir ama fiziksel tutma son çare olmalıdır. Eğer tutmak gerekiyorsa bu sakin, kısa ve minimum düzeyde olmalı; mücadeleye girilmemelidir.

Burada temel ilke şudur:Bir çocuk bir beceriyi reddediyorsa çoğu zaman “yapmak istemiyor” değil, “şu an yapamıyorum ya da baş edemiyorum” demektedir.

Bizim görevimiz davranışı bastırmak değil, çocuğun baş etme kapasitesini artırmaktır.

Eğer her makas etkinliği krizle bitiyorsa problem çocukta değil, öğretim planındadır. Süreci yeniden yapılandırmak gerekir.

Selçuk BayramÖzel Eğitim Öğretmeni

bottom of page