top of page

Grup Akışı

Aşağıda grupları ve gönderileri görüntüleyin.


Bu gönderi, önerilen bir gruptan

Emre Algan
Emre Algan
19 Şubat 2026 · Soru Cevap grubunda paylaşım yaptı

Merhaba kizim rett sendromlu

5.5 yasindayiz stereotipik hareketi var surekli eli agzinda.elini agzina goturmesin diye yaka takiyorum bu seferde surekli yakayi isiriyor.bu durumu nasil yok edebiliriz.bazen cok hirslaniyor bazen cok nadir yapiyor ama genelde el agizda..

149 görüntülenme

Ellerini meşgul edecek bir uğraş bulunmalı ve iyi bir duyu değerlendirmesi aldırmak ve desteklemek gerekir.

Bu gönderi, önerilen bir gruptan

Ne
Ne
25 Ekim 2025 · Soru Cevap grubunda paylaşım yaptı

Öfke krizi

Çocuk örnegin akademik beceri calisirken makasla kagidi kesmek istemiyor. Öfkeleniyor, masadan kalkmak istiyor hocasi hayir bunu tmamlicaz diyor sonra kalkicaksin diyor. Cocuk ofke patlamasi yasiyor ve kendine vurmaya basliyor. Hocasi ellerini tutuyor vurmasin diye cocuk daha cok hareket haline sinirlenerek geciyor. Doz giderek artiyor ve ogretmene vurmaya. Kendini cizmeye gidiyor. Bunu onlemek icin ne yapilabilir. Cocuk sinirli iken elini tutmak daha cok ofkelenmesine sebep olmaz mi? Konusmada teklu kendini daha tam ifade edemiyor. Duygusunu sinirlendim olarak anlamlandiramiyor ifade edici dilde anlatamiyor. Bu durumda ne yapilmali. Ogretmen tamam o anda cocugu serbest birakip durumu pekistirmemeli ayni durumu farkli seylerde kullanmasin diye ama ellerini sıkı sıkı tutmakda cocugu ofkesini daha cok arttiriyor. Bu durumda ne yapilmali

386 görüntülenme

Öncelikle şunu sorgularım:Makasla kesme becerisi şu anda çocuk için gerçekten öncelikli ve vazgeçilmez bir hedef mi? Eğer ince motor ve iki el koordinasyonu açısından önemliyse elbette çalışılabilir. Ancak çocuk her denemede yoğun öfke patlaması yaşıyorsa burada yöntem ve süreç yeniden değerlendirilmelidir. Bir beceri öğretimi, çocuğun kendine zarar verme davranışına kadar gidiyorsa alarm veriyordur.

Çocuk sinirliyken ellerini sıkı sıkı tutmak çoğu zaman regülasyonu artırmaz, tam tersine fizyolojik uyarılmışlığı yükseltir. Özellikle ifade edici dili sınırlı, “sinirlendim” diyemeyen bir çocuk için fiziksel kısıtlama tehdit olarak algılanabilir. Bu durumda sempatik sistem daha da aktive olur ve davranış dozu artar. Öğretmene vurma ya da kendini çizme davranışı genellikle “kaçış” ve “kontrolü geri alma” girişimidir.

Peki ne yapılmalı?

  1. Kriz anı öğretim zamanı değildir. Çocuk regüle değilken akademik ısrar doğru değildir. Önce sinir sistemi sakinleşmeli.

  2. Önleyici düzenleme yapılmalı. Çocuk makas etkinliğinde zorlanıyorsa:

  • Süre çok uzun olabilir.

  • Beklenti düzeyi gelişim seviyesinin üstünde olabilir.

  • Makas tutuşu fiziksel olarak zorlayıcı olabilir.

  • Duyusal hassasiyet (ses, dokunsal uyaran) tetikleyici olabilir.

  1. Beceri doğrudan masa başında kâğıt keserek değil, oyun içinde öğretilebilir. Örneğin:

  • “Berbercilik” oyunu (şişeye yapıştırılmış saçları kesme)

  • Oyun hamuru kesme

  • Pipet kesme

  • Şerit halinde kalın karton kesmeBu tür çalışmalar tehdit algısını azaltır ve kaçış davranışını düşürür.

  1. Alternatif iletişim mutlaka öğretilmeli. Çocuk “istemiyorum”, “zor”, “yardım et”, “ara ver” gibi ifadeleri sözel ya da görsel kartla kullanmayı öğrenmelidir. Kaçış davranışı yerine işlevsel iletişim konmalıdır.

  2. Kademeli maruz bırakma uygulanmalı.İlk gün sadece makası tutmak,ikinci gün tek bir kesik atmak,sonra iki kesik…Başarısızlık değil mikro başarı hedeflenmeli.

  3. “Önce – sonra” yapısı net olmalı.“Bir kesik atıyoruz, sonra kalkıyoruz.”Ve gerçekten söz tutulmalı. Güven inşa edilmeden ısrar etmek krizi artırır.

  4. Kendine zarar davranışı varsa güvenlik önceliklidir ama fiziksel tutma son çare olmalıdır. Eğer tutmak gerekiyorsa bu sakin, kısa ve minimum düzeyde olmalı; mücadeleye girilmemelidir.

Burada temel ilke şudur:Bir çocuk bir beceriyi reddediyorsa çoğu zaman “yapmak istemiyor” değil, “şu an yapamıyorum ya da baş edemiyorum” demektedir.

Bizim görevimiz davranışı bastırmak değil, çocuğun baş etme kapasitesini artırmaktır.

Eğer her makas etkinliği krizle bitiyorsa problem çocukta değil, öğretim planındadır. Süreci yeniden yapılandırmak gerekir.

Selçuk BayramÖzel Eğitim Öğretmeni

Bu gönderi, önerilen bir gruptan

Nazlı Kınık
Nazlı Kınık
15 Haziran 2025 · Soru Cevap grubunda paylaşım yaptı

Mrb oğlum 1.sınıfa gidiyor ve hırçın bir çocuk istediği olmayınca arkadaşına abisine kaba davranıyor okulda çok şikayet

Arkadaşlarına vuruyor bu konuda çok şikayet aldın psikatyriye götürdüm dehb tanısı kondu ilaç başlandı fakat özel eğitime gerek görmedi doktor şuan ram a gidip diğer testleri de yaptırmak istiyorum ilaç ın faydası oldu fakat okulda özel eğitime ihtiyacı varmı bu konuda ram dan destek almak istiyorum seviyesi nedir gelişimsel bi bozukluk mevcut mu dıe gidince ram yardımci olurmu

346 görüntülenme

Bu durumda RAM’a başvurmanız çok yerinde olur.

DEHB tanısı almış ve okulda akranlara vurma gibi davranışlar sürüyorsa, yalnızca ilaç takibi yeterli olmayabilir. RAM’da yapılacak gelişimsel ve psikoeğitsel değerlendirmeler; çocuğun dikkat, dürtü kontrolü, sosyal beceri, akademik hazırbulunuşluk ve duygusal düzenleme alanlarında düzeyini daha net ortaya koyar.

Doktor özel eğitime gerek görmemiş olabilir; ancak RAM değerlendirmesi okul temelli destek ihtiyacını belirlemek açısından farklı bir süreçtir.

  • Özel eğitim desteği,

  • Rehberlik desteği,

  • Davranış müdahale planı,

  • Sosyal beceri çalışmalarıgibi öneriler çıkabilir.

RAM gelişimsel bir bozukluk olup olmadığını, varsa düzeyini ve eğitimsel ihtiyacı belirleme konusunda yardımcı olur.

Kısacası: Evet, RAM’a gitmeniz doğru bir adım olur. İlaç fayda sağlamış olsa bile eğitimsel destek gereksinimi ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu gönderi, önerilen bir gruptan

Aysegul hızarcıoglu
Aysegul hızarcıoglu
24 Nisan 2025 · Soru Cevap grubunda paylaşım yaptı

Çocuğum ortama göre davranışları var

5 aydr özel eğitim aliyor kreşe değiştirdik çok değişimler oldu evde bizden komut alıyor gel gir koy koy getir isme bakıyor ama dişarı çıkalım bebek arabasına bindiğinde kendini sesiz de almış gibi avm gidelim istediği oyun alanlarına kendisi gidip çıkıyor sesimize bakmıyor suan son dkk burda neler yapabilir. Eylenmeye başlıyor ışıklar kapanmadan avm bizi çıkartmıyor kişiye göre davranişları var babasını herseyı yaptıyor aglurak benle yanlız kasın yemek yerken bile ağlamaz. İstemez Bnm tepkımı biliyor öyle yaklışiyor. Biz bunu nasıl aşabiliriz

542 görüntülenme

Burada anlattığınız tablo çok net bir şeyi gösteriyor:Çocuğunuz yapamıyor değil, ortama ve kişiye göre davranışını ayarlıyor. Bu da aslında önemli bir gelişim göstergesi. Çünkü bu durum bilişsel farkındalığın olduğunu gösterir.

Evde komut alıyor, ismine bakıyor, getir-koy yapıyor.Ama AVM’de, oyun alanında, bebek arabasında dış uyaran yoğunluğu artınca sizi “duymuyor”. Bu çoğu zaman iki sebeptendir:

  1. Ortam çok uyaranlı → dikkat tamamen çevreye kayıyor.

  2. Kurallar kişiye göre değişiyor → sınırlar net değil.

Özellikle “babaya ağlayarak yaptırma” ve “anneyle yalnızken ağlamama” durumu şunu gösterir:Çocuk hangi yetişkinde sınırın esneyebileceğini öğrenmiş.

Bu noktada en kritik şey: Davranış birliği.

Ne yapılmalı?

• Anne, baba, öğretmen aynı cümleyi kullanmalı.• Aynı sınırlar geçerli olmalı.• Aynı davranışa aynı tepki verilmeli.

Örneğin AVM senaryosu:“5 dakika sonra çıkıyoruz.” deniyorsa gerçekten 5 dakika sonra çıkılmalı.Ağlama → karar değişimi olmamalı.Bir gün çıkıp bir gün kalırsanız davranış artar.

Bebek arabasında seslenince bakmıyorsa:Önce göz hizasına inin, temas kurun, kısa net komut verin.Tekrar etmeyin.Yapmazsa fiziksel yönlendirme + kısa net sınır.

Babaya ağlayarak yaptırma konusu:Baba da aynı sınırı koymalı.Ağlama işe yaramazsa davranış söner.Ama bazen işe yarayıp bazen yaramazsa daha da artar.

Özetle:Sorun çocuğun kapasitesi değil, tutarlılık.

Evde bir aile toplantısı yapın ve şunları netleştirin:– Hangi davranışlara asla izin yok?– Ağladığında ne yapacağız?– Dış ortamda çıkış rutini nasıl olacak?– Komut verildiğinde tekrar sınırı ne kadar?

Çocuk için en güvenli şey öngörülebilirliktir.Kurallar kişiye göre değişmezse, davranış da kişiye göre değişmez.

Şu an yapmanız gereken yeni bir yöntem aramak değil, aynı yöntemi herkesin aynı şekilde uygulaması.

Bu gönderi, önerilen bir gruptan

Kübra Şahin
Kübra Şahin
8 Nisan 2025 · Soru Cevap grubunda paylaşım yaptı

Oğlum sarılmak istemiyor

Tam iki yaşında oğlum bebekliğinden beri bu durum devam ediyor. Kendiliğinden gelip sarılmıyor ben sarılınca da müsade etmiyor gitmek istiyor hemen. Daha önceleri dişlerine bakamazdım müsade etmezdim dokunmama ya da gözüne bir şey kaçsa baktırmazdı bile, geçti o durum şükür. Ama sarılmak istemiyor kesinlikle o kadar zor sarılıyorum ki o bana en son ne zaman sarıldı hatırlamıyorum bile. Çocuklara sarılıyor ama yetişkinlere asla istemiyor hele bana. Bu beni aşırı üzüyor.

438 görüntülenme

Bu durum bir anne olarak sizi çok üzmüş, bunu çok iyi anlıyorum. Sarılmak bir ebeveyn için duygusal olarak çok kıymetli. Ama burada duygusal ihtiyacımızla çocuğun gelişimsel ihtiyacını birbirinden ayırmamız gerekiyor.

İki yaş döneminde çocukların bir kısmı fiziksel teması seçici yaşayabilir. Ancak şunlar dikkat çekicidir:

  • Kendiliğinden gelip sarılmaması

  • Sarılmaya izin vermemesi

  • Yetişkin temasını reddetmesi

  • Daha önce ağız, diş, göz temasına da ciddi direnç göstermesi

Bu tablo bize iki alanı düşündürür:

1️⃣ Sosyal iletişim alanıÇocuk sosyal yakınlığı başlatmıyorsa, teması sürdürmüyorsa, özellikle anneye karşı kaçınma varsa sosyal-duygusal gelişim mutlaka değerlendirilmelidir.

2️⃣ Duyusal işlemleme alanıBazı çocuklar dokunsal hassasiyet nedeniyle sarılmayı “rahatsız edici” algılayabilir. Bu durumda temas sevgisizlik değil, duyusal zorlanmadır.

Bu tek başına “kesin otizm” demek değildir.Ama erken dönemde sosyal temasın sınırlı olması, özellikle anneyle karşılıklı duygusal alışverişin zayıf olması, otizm belirtilerinden biri olabilir.

Bu yüzden:

✔️ Bir çocuk psikiyatristi değerlendirmesi✔️ Özel eğitim uzmanı tarafından gelişimsel değerlendirme✔️ Duyusal profil değerlendirmesi

yaptırmanız çok sağlıklı olur.

Erken dönemde destek başlamak çok önemlidir. Eğer sosyal alanda eksik varsa oyun temelli sosyal etkileşim çalışmaları çok etkili olur. Eğer duyusal hassasiyet varsa duyusal bütünleme yaklaşımı ile temas toleransı artabilir.

En önemli şey şu:Bunu kişisel algılamayın. “Beni sevmiyor” değil.Eğer gelişimsel bir zorlanma varsa çocuk teması düzenleyemiyor olabilir.

Ne kadar erken değerlendirilirse o kadar hızlı yol alınır.

Bir anne olarak üzülmeniz çok doğal ama şu an yapabileceğiniz en doğru şey süreci objektif değerlendirmeye açmak olacaktır.

Bu gönderi, önerilen bir gruptan

lenovo S568
lenovo S568
21 Ocak 2025 · Soru Cevap grubunda paylaşım yaptı

5-6 yaşında 18-24 aylık gelişim gösteren ve masada 40 dk oturan öğrencim ile hangi karşılıklı eğlenceli oyun becerilerini çalışabilirim.


460 görüntülenme

çocuk hangi karşılıklı eğlenceli oyunlardan hoşlanıyorsa ona göre planlamalısınız. mutlaka sevdiği bir materyal vardır arabalar, su duyusal oyunlar vs

Bu gönderi, önerilen bir gruptan

14 Ocak 2025 · Soru Cevap grubunda paylaşım yaptı

Mrhblar silik otizm tanılı oğlum iki senedir özel eğitim ve ergo alıyoruz ama biseyler eksik konuşurken ezber konuşuyor ne yapmalıyız


461 görüntülenme

bu durumu değerlendirmeden anlamam çok zor. Yürütücü işlev becerilerinde eksikler olabilir.

Bu gönderi, önerilen bir gruptan

Emine Tapkan
Emine Tapkan
10 Ocak 2025 · Soru Cevap grubunda paylaşım yaptı

Bebli öğrenci puansız istedigi liseye gide bilirmi?


346 görüntülenme

Bu gönderi, önerilen bir gruptan

Berna Güngör
Berna Güngör
10 Ocak 2025 · Soru Cevap grubunda paylaşım yaptı

Dil konuşma

Hocam merhaba öğrencim 30 aylık haftada bir dersine giriyorum tanısı yok aile gelişim geriliğinden şüpheleniyor. Çocuğu çok fazla gözlemleme şansım olmadı bir defa girdim dersine. Aile ısrarla dil çalışalım hocam konuşsun hocam diyor yeni mezunum ve tıkandım nerden başlamam gerekiyor ne yapmayalım hocam. (Öncesinde küçük yaş grubu ile çalışmadım hocam genelde yaşı büyük otizm tanısı olan grupla akademik çalıştım)

328 görüntülenme

İnternet sitemizin dil ve konuşma bölümünde bu konu ile alakalı onlarca yazı bulunmakta, onları inceleyebilirsiniz. Şunu da belirtmek isterim çocuğun vaktini harcamayın ve çocuğu işin uzmanı birisine yönlendirin.

bottom of page